Adak orucu nasıl tutulur?
Adak orucu, kişinin Allah'a söz vererek kendine borç kıldığı ve yerine getirilmesi vacip olan oruçtur. Belirli bir güne adanmışsa o gün tutulur; gün belirtilmemişse Ramazan ve oruç tutulması yasak günler dışında herhangi bir gün, adak niyetiyle tutulur. Peş peşe adandıysa ara vermeden, böyle bir kayıt yoksa aralıklı tutulabilir.
Kaynak: Din İşleri Yüksek Kurulu, Adak orucu nasıl tutulur?, Din İşleri Yüksek Kurulu, Adak nedir, dindeki yeri nedir?, İsmail Karagöz, Halil Altuntaş, Oruç İlmihali, DİB Yayınları 764, 3. baskı, 2013 (s. 81)
Son kontrol: 04.10.2026
Adak nedir?
Arapçada nezir denilen adak, kişinin dinen yükümlü olmadığı ibadet türünden bir şeyi Allah’a söz vererek kendisine borç kılmasıdır [K215] [K203]. Allah’a itaat kapsamındaki bir adak yapıldığında yerine getirilmesi vaciptir [K215]. Bu yüzden adanan oruç da vacip oruçlar arasında yer alır [P2] [P3].
Kurul, hiçbir dünyevi beklenti taşımadan yalnızca Allah rızası ve şükür için adakta bulunmayı sakıncalı görmeyen âlimlerin görüşünü aktarır. Dünyevi bir amaca ulaşmak için şarta bağlanan adakların ise hoş karşılanmadığını belirtir; buna rağmen yapılmış bir adağın, günah içermediği sürece yerine getirilmesi vaciptir [K215].
Adağın geçerli olması için şartlar
Adakta bulunan kişinin Müslüman, akıl sağlığı yerinde ve ergenlik çağına girmiş olması gerekir [K216]. Adanan şeyin cinsinden farz veya vacip bir ibadet bulunmalıdır; oruç tutmak bu türdendir ve oruç adağı geçerlidir [K216].
Kişinin zaten yapmakla yükümlü olduğu bir ibadet adak konusu olamaz; örneğin Ramazan orucu adanmaz [K216]. Adanan şeyin dinen ve fiilen yapılabilir olması, günah veya isyan içermemesi de şarttır [K216].
Adak orucu ne zaman tutulur?
Belirli bir güne adanan oruç
Belirli bir zamana bağlanan adak orucu o zamanda tutulmalıdır [K203] [P2]. Kurul, bu konudaki görüş farkını da aktarır: zamana bağlanan adakların vakti gelmeden de yerine getirilebileceğini söyleyenler vardır; İmam Muhammed ile Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre ise oruç gibi bedenî ibadetlerde belirlenen vakit bağlayıcıdır ve önceden tutulan oruç adak borcunu düşürmez. Kurul, ibadetlerde ihtiyatlı davranmanın esas olduğunu belirterek belirlenen vakte uyulmasını daha uygun görür [K217].
Bir şarta bağlanan oruç
“Şu işim olursa üç gün oruç tutacağım” gibi bir şarta bağlanan adak, şart gerçekleşince yerine getirilir [K203] [K217]. Şart gerçekleşmeden tutulan oruç adak yerine geçmez, nafile sayılır; şart gerçekleştikten sonra adak orucunun yeniden tutulması gerekir [K203] [K217].
Gün belirtilmeden adanan oruç
Herhangi bir şarta ya da zamana bağlanmayan adak, adandığı andan itibaren borç hâline gelir ve ilk fırsatta yerine getirilmelidir [K203] [K217]. Kişi bu orucu dilediği zaman tutabilir, ancak ne zaman öleceğini bilemeyeceği için ilk fırsatta tutmalıdır [K217]. Böyle bir oruç, Ramazan ayı ve oruç tutulması yasak olan günler dışında herhangi bir günde tutulabilir [K203] [P2]. Oruç tutulmayan günler için nafile oruçlar sayfasındaki ilgili bölüme bakabilirsiniz.
Cuma gününe denk gelen adak orucunu tutmakta sakınca yoktur [K201] [P1].
Adak orucu nasıl tutulur?
Adak orucu nasıl adandıysa öyle tutulur: art arda tutulacağı söylendiyse ara vermeden, böyle bir kayıt konmadıysa aralıklı olarak da tutulabilir [K203].
Belirli bir güne bağlı adak orucunda, niyet ederken orucun adak olduğunu ayrıca belirtme şartı yoktur. Gün belirtilmeden adanan oruç ise adak niyetiyle tutulmalıdır [K203].
Niyetin zamanı da bu ayrıma göre değişir. Belirli günlere adanan oruca, güneşin batışından ertesi gün güneşin tepe noktasına gelmesinden öncesine kadar niyet edilebilir. Zamana bağlanmadan adanan oruç için ise en geç imsak vaktine kadar ve “adak orucuna” diye belirterek niyet edilmiş olmalıdır [P1].
Adanan ibadet kendi türüyle yerine getirilir; örneğin belli sayıda nafile namaz adayan kişi bunun yerine oruç tutarsa adağını yerine getirmiş olmaz [K217]. Oruç adağında belirtilen yer ise bağlayıcı değildir; bir yer belirtilerek yapılan adak başka bir yerde de yerine getirilebilir [K217].
Adak orucu bozulursa
Adak sebebiyle vacip olan oruç bozulursa kaza edilmesi gerekir [K200] [P1].
Adadığı orucu tutamayacak durumda olan kişi
Kurul’a göre adanan ibadetin yerine geçebilecek başka bir ibadet varsa ve kişi asıl ibadeti yapamıyorsa onun yerine geçeni yerine getirir. Kurul’un verdiği örnekte, oruç adayan ve bunu yapamayan yaşlı kişi fidye öder [K217].
Gerçekleşmesini istemediği bir şarta bağlı adak
“Bir daha şunu yaparsam bir ay oruç tutayım” gibi, kişinin olmasını istemediği bir şarta bağladığı adakta şart gerçekleşirse, kişi dilerse adadığı orucu tutar, dilerse yemin kefareti öder. Bu tür bir söz yemin anlamı taşıdığı için Hanefîler yemin kefareti ödemeyi daha isabetli bulur [K216].
Yakın sorular
Kaynaklar
- [K203] Din İşleri Yüksek Kurulu, Adak orucu nasıl tutulur?
- [K215] Din İşleri Yüksek Kurulu, Adak nedir, dindeki yeri nedir?
- [K216] Din İşleri Yüksek Kurulu, Adakla ilgili şartlar nelerdir?
- [K217] Din İşleri Yüksek Kurulu, Zaman veya mekân belirleyerek yapılan adaklarda, bu belirleme bağlayıcı mıdır? Belirlenmiş bir adak başka bir ibadet türü ile yerine getirilebilir mi?
- [K200] Din İşleri Yüksek Kurulu, Bozulan vacip ve nafile oruçların kazası gerekir mi?
- [K201] Din İşleri Yüksek Kurulu, Cuma günleri oruç tutmanın hükmü nedir?
- [P1] Diyanet İşleri Başkanlığı, Oruç Sıkça Sorulanlar, DİB Yayınları 811, 8. baskı, 2020 (madde 6, 10, 14)
- [P2] İsmail Karagöz, Halil Altuntaş, Oruç İlmihali, DİB Yayınları 764, 3. baskı, 2013 (s. 81)
- [P3] Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı, İslam İlmihali, DİB Yayınları 334, Kaynak Eserler 49, DİYK Kararı 03.04.2003/66, 34. baskı 2019 (s. 271)