Unutarak, hata ile veya vakit yanılgısıyla yemek içmek orucu bozar mı?
Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içmek orucu bozmaz; hatırlayan kişi ağzındakini çıkarıp orucuna devam eder. Oruçlu olduğunu bilirken istem dışı boğaza su kaçması ya da vakit var veya güneş battı sanarak yemek ise orucu bozar ve yalnızca kaza gerektirir.
Kaynak: Din İşleri Yüksek Kurulu, Unutarak yemek içmek orucu bozar mı?, Din İşleri Yüksek Kurulu, Oruçlu kimse abdest alırken hata ile boğazına su kaçırırsa orucu bozulur mu?, Din İşleri Yüksek Kurulu, Orucu bozup sadece kazayı gerektiren durumlar nelerdir? (Karar No 8)
Son kontrol: 03.10.2026
Unutarak yemek ve içmek
Oruçlu olduğunu unutup bir şey yiyen veya içen kişinin orucu bozulmaz [K40]. Hatırladığı anda ağzındakini çıkarır, ağzını yıkar ve oruca devam eder [K40]. Hatırladıktan sonra mideye bir şey inerse oruç bozulur [P1].
Unuttuktan sonra orucun bozulduğunu sanmak
Unutarak yiyip içen kişi, orucunun zaten bozulduğunu düşünerek günün kalanında bilerek yemeye devam ederse orucu bozulur ve bu gün için yalnızca kaza gerekir [K05].
Unutarak yiyen birini görürseniz
Kurula göre, unutarak yiyen kişi yaşlı, hasta, zayıf ya da oruca güç yetiremeyecek durumdaysa ona hatırlatılmaz; bunların dışındaki durumlarda oruçlu olduğu hatırlatılır [K41].
Hata ile yemek içmek: abdestte boğaza su kaçması
Kurul, “hata” kavramını şöyle açıklıyor: kişi oruçlu olduğunu bilmektedir, ama orucu bozan şey isteği dışında olur. Abdestte ağza veya burna su verirken suyun istemeden boğaza kaçması buna örnektir. Bu durumda oruç bozulur ve yalnızca kaza gerekir [K36] [K05].
Su kaçtığı sırada kişi oruçlu olduğunu hatırlamıyorsa bu, unutarak yapılmış sayılır ve oruç bozulmaz [K36].
Şâfiî mezhebindeki farklı görüş
Kurulun aynı cevabında Şâfiî mezhebinin görüşü ayrıca belirtiliyor: abdest veya gusülde ağza ve burna az miktarda verilen su istemeden boğaza inerse oruç bozulmaz. Serinlemek, suyla oynamak ya da ağza ve burna gereğinden fazla su almak sebebiyle su inerse oruç bozulur [K36].
Banyo, duş ve yüzme sırasında su kaçması için banyo, yüzme ve deniz sayfasına bakabilirsiniz.
Vakit yanılgısıyla yemek
İmsak vakti geçmişken vakit var sanmak
Vaktin henüz girmediğini düşünerek tan yeri ağardıktan sonra yemeye içmeye devam eden kişinin orucu bozulur ve yalnızca kaza gerekir [K05]. İmsakın girip girmediğinden emin olmadan yemeye devam eden ve sonradan vaktin girdiğini öğrenen kişi için de hüküm aynıdır [P1].
Güneş battı sanarak erken iftar etmek
Güneşin battığını düşünüp henüz batmadan iftar eden kişinin orucu da bozulur ve yalnızca kaza gerekir [K05] [P1].
Akşam ezanı yanlışlıkla erken okunursa
Kurula göre namaz, imsak ve iftar vakitlerinde takvime göre hareket etmek esastır. Diyanet takvimlerinde akşam vaktinin girişine, yükseklik ve mesafe farkları için bir temkin payı eklenmiştir [K42].
Bu nedenle takvimde gösterilen batış vaktinden yanlışlıkla iki üç dakika önce iftar edilirse oruç geçerlidir. Bundan daha erken iftar edilmişse oruç bozulur ve kaza edilmesi gerekir [K42].
Sabah ezanı okunurken yemeye devam edilebilir mi?
Takvimde yazan imsak vakti, oruca başlama vaktidir. Ramazan’da sabah ezanı da imsak vaktinin girmesiyle okunur. Bu yüzden ezan başlayınca yemeyi ve içmeyi bırakmak gerekir [K66] [P1].
Ezan başladığı anda ağızda bulunan lokmayı yutmakta sakınca görülmüyor [K66].
Yakın sorular
Kaynaklar
- [K40] Din İşleri Yüksek Kurulu, Unutarak yemek içmek orucu bozar mı?
- [K41] Din İşleri Yüksek Kurulu, Unutarak yiyen kişiye oruçlu olduğunun hatırlatılması gerekir mi?
- [K36] Din İşleri Yüksek Kurulu, Oruçlu kimse abdest alırken hata ile boğazına su kaçırırsa orucu bozulur mu?
- [K05] Din İşleri Yüksek Kurulu, Orucu bozup sadece kazayı gerektiren durumlar nelerdir? (Karar No 8)
- [K42] Din İşleri Yüksek Kurulu, Akşam ezânının yanlışlıkla bir-iki dakika erken okunmasından dolayı orucunu açan kimsenin ne yapması gerekir? (Karar No 8)
- [K66] Din İşleri Yüksek Kurulu, İmsak nedir? Ne zaman başlar? Sabah ezanı okunmaya başladığında yeme içmeye kısa bir süre devam edilebilir mi?
- [P1] Diyanet İşleri Başkanlığı, Oruç Sıkça Sorulanlar, DİB Yayınları 811, 8. baskı, 2020 (madde 8, 29, 32)